Thanks For The Memories .
Hiçbir insanı, ayrıldıktan sonra ” Keşke tanışmasaydık.. ” dedirtecek kadar üzmeyin .
       Birileri geliyor , birileri gidiyor . Zaten insanlar hep gider . Gelenler de gidecek bir süre sonra . Ama ben artık insanlara veda etmek istemiyorum . Çünkü vedalar hep acıtıyor . Çok acıtıyor .

       Birileri geliyor , birileri gidiyor . Zaten insanlar hep gider . Gelenler de gidecek bir süre sonra . Ama ben artık insanlara veda etmek istemiyorum . Çünkü vedalar hep acıtıyor . Çok acıtıyor .

Beni hiç sevmemiş gibi yapma mesela.

Lütfen . Bunu yapmak yerine öldürebilirsin beni . Bir kere ölmek , seni hergün görüp yabancıymışsın gibi uzak durup her gün ölmekten iyidir sanırım . Tanımıyormuş gibi davranma , nefret etme benden . İstediğin gibi olamamış olabilirim , ama ben seni sevdim . Ben seni çok sevdim . Seviyorum .

       Bir gün , aniden biri giriyor hayatınıza . Yersiz ve zamansız . Üstelik nedensiz , ve siz mutluyken . Sizi önce kendine bağlayıp , ardından bırakıp gideceğini bilemiyorsunuz tabi .

       Önce sadece konuşuyorsunuz , sıradan bir insanken sizin için . Bir süre sonra öyle alışıyorsunuz ki onunla konuşmaya , bir gün bile konuşmadığınızda merak ediyor ve özlüyorsunuz . Günleriniz onunla geçmeye başlıyor, hep mutlu oluyor ve her zaman gülüyorsunuz . Sonra bir gün çıkıp ” Seni seviyorum ” diyor . Seni seviyorum . Ne anlamlı , ne güzel bir cümle değil mi ? İşte bunu ondan duyduğunuz gün , dünyanın en mutlu insanı oluyorsunuz . 

      Zamanla ona öyle bağlanıyorsunuz ki , korkuyorsunuz onu kaybetmekten . ” Beni bırakma. ” diyorsunuz . ” Ben sensiz yaşayamam. ” ” Ben seni asla bırakmayacağım. ” diyor o da . Nereden bileceksiniz , siz ona onsuz nefes alamayacak kadar bağlandığınızda sizi bırakacağını , inanıyorsunuz sözlerine . Hayaller kuruyorsunuz , kimi zaman onunla kimi zaman kendi başınıza . Sonsuza kadar beraber olacağınızı sanıyorsunuz . ” O beni bırakmayacak ” diyorsunuz . ” Hep beraber ve hep mutlu olacağız . ” Şarkılar dinliyorsunuz beraber , güzel şeyler söylüyorsunuz birbirinize . Hiç bırakmayacak gibi sarılıyor . ” Özlüyorum ” diyor . ” Ayrılır ayrılmaz özlüyorum. ” Sizi deliler gibi sevdiğini , vazgeçemeyeceğini düşünüyorsunuz .

       Arada kavgalar ediyorsunuz . Her kavganızda ölmeyi diliyorsunuz . ” Herşey bitti ” diyorsunuz . ” Bir daha eskisi gibi olamayacağız . Hiç birşey eskisi gibi olmayacak . Biz diye birşey olmayacak. ” Bu sefer çok kırıldığınızı affedemeyeceğinizi söylüyorsunuz kendinize . Ama tek bir gülüşü bütün kırgınlıkları , kızgınlıkları unutturuyor , eskisindende çok bağlanıyor , daha çok seviyorsunuz . O ise her ayrılığınızda pişman oluyor , özlüyor . Fakat her seferinde sizsizliğe alışmaya çalışıyor , ve kısmen başarıyorda . O olmadan da yaşarım diyor kendi kendine , bir şey olmaz . Hiç bir zaman sizin kadar acımıyor canı . Ölmeyi dilemiyor mesela , geceleri rahatlıkla uyuyabiliyor . Sürekli bakmıyor telefonuna , mesaj atmanızı beklemiyor . Sizin daima onu bekleyeceğinizi biliyor , ondan vazgeçemeyeceğinizi de . O , sizden yavaş yavaş vazgeçiyor .

       Artık sürekli bırakıp bırakıp gitmeye başlıyor , her seferinde daha çok ağlıyor , daha çok özlüyorsunuz . Sonra geri dönmek istiyor , ” Gelme , daha fazla yakma canımı . Yeterince yanıyor zaten , çünkü yine bırakıp gideceğini biliyorum . ” diyemiyorsunuz . Dönmesine izin veriyorsunuz . Eskisinden de mutlu oluyorsunuz . Ama gideceğini de biliyorsunuz , bilmemezlikten geliyorsunuz . Hiç bir ayrılıkta sizi dinlemiyor . Aslında size deli gibi aşıkken bile sizi tam olarak dinlemiyor  anlamaya çalışmıyor . Sizse bunu bile bile anlatmaya çalışıyorsunuz . Bir süre sonra kelimelerde yetersiz kalıyor . Siz bir şey söylemeden gözlerinizden anlamasını umuyorsunuz . Anlamıyor . Kelimelerden ne anladı ki gözlerinizden anlasın ? Aptal bir umut işte . 

       Bir gün yine aniden ” Bitti ” diyor . Bitti . Anlayamıyorsunuz önce . Nasıl bitebilir ki , o sizi çok seviyor . Onu anlamaya , hissettiklerinizi de ona anlatmaya çalışıyorsunuz olmuyor . Dinlemiyor , duymak istemiyor . Olmadı , olmayacak .

       İlk günlerde bir umut oluyor içinizde , ama zamanla onu da kaybediyorsunuz . O’nu kaybettiğiniz gibi . Ağlıyorsunuz gecelerce . Uyuyamıyorsunuz . Aklınızdan çıkmıyor . Özlüyorsunuz , hemde çok özlüyorsunuz . Kendinizi anlamıyorsunuz , başkalarına anlatamıyorsunuz derdinizi . Siz kendinizi anlamazken , başkaları sizi nasıl anlar ki ? Anlamaz . Ölüm daha güzel geliyor ama çoğu zaman cesaret edemiyorsunuz . Dışarıdayken , arkadaşlarınızlayken ve özellikle onun olduğu her ortamda yüksek sesli kahkalar atıyorsunuz . Eskisinden de çok gülüyorsunuz , ama hiç biri içinizden gelmiyor . Sadece tesellilerden bıktığınız için böyle bir maske ediniyorsunuz . Gülmek tuhafınıza gitmeye başlıyor . Normalde biraz da olsa içten güldüğünüzde kendinizi suçlu hissediyorsunuz . Her tebessüm , kalbinizin sızlamasına neden oluyor . Gözyaşlarınızı gizleyemiyorsunuz bazen , bazense içinize akıyorlar . Onunlayken hoşunuza giden herşeyden nefret ediyorsunuz, yaşamaktan da. Nefret edemediğiniz tek şey o oluyor . Hatta ondan nefret edemediğiniz için kendinizden de nefret ediyorsunuz . Gözlerinizi açmak istemiyorsunuz , açtığınızda gördüğünüz o olmayacak . Görseniz bile , o eskisi gibi değil . Hepsinden önemlisi , O ARTIK SİZİN DEĞİL , ama siz hala onunsunuz . O gülüyor , o başkasıyla ve o mutlu . Sizse hala mutsuzsunuz , onu mutlu gördükçe istemesenizde daha çok üzülüyorsunuz . Gözlerinizi açmak istemediğiniz gibi , bir şey duymakta istemiyorsunuz . Çünkü artık onun ’ Seni seviyorum ’ diyen sesini duymayacaksınız . Özledim demeyecek , nasıl olduğunuzu bile sormayacak artık . Merakte etmeyecek . VE elleriniz hep üşüyecek , çünkü o ısıtmak için burda olmayacak . 

        Şarkılar dinliyorsunuz , canınız öyle çok yanıyor ki . Beraberken dinlediğiniz her şarkı , paramparça ediyor kalbinizi . Elinizi tuttuğu için , size sarıldığı için üzülüyorsunuz . Her cümleniz  keşkelerle doluyor . Keşke diyorsunuz , keşke gitmeseydi . Hayalleriniz yıkıldığı için fazla hayal kurmuyorsunuz artık . Beklemiyorsunuz hiç bir şeyi . Olacağı varsa olur diyorsunuz . Yaşama sevinciniz tamamen kayboluyor . Hiç bir şeyden zevk alamıyorsunuz . Bazen duyduğunuz tek kelime ile saatlerce ağlıyorsunuz . Beyniniz ” Sen ne yaptığını sanıyorsun , bu böyle olmaz , toparlan artık ” derken , kalbiniz ” Ama ben onu seviyorum ve o artık yok . ” diyor . Her filmde, her şarkıda , her sözde ve her kitapta . Her şey de onu buluyorsunuz .

       Herkes ” Ona değmez , daha iyilerine layıksın . Başkaları da olacak , dünyanın sonu değil ya, unut artık onu  ! ” gibi şeyler söylüyor . ” Deniyorum ” diyorsunuz , ” Henüz mutlu olamadım ama bende bir gün olacağım . Bir gün bende mutlu olacağım . ” Ama bir gün biri gelip bambaşka bir şey söylüyor . ” Sanırım artık o başkasına aşık . ” ” Olsun ” diyorsunuz , ” Yeter ki o mutlu olsun . ” Geçecek diye düşünüyorsunuz . Onlar haklı , başkaları da olacak . Ama geçmiyor . Biri size onu unutturana , karşınıza onu unutturacak biri çıkana kadar böyle yaşamaya devam ediyorsunuz . Elbette buna yaşamak denirse .

       Yaşanan , veya yaşan(a)mayan her şey üzüyor sizi . ” Hani çok seviyordu , hani aşıktı , hani beni bırakmayacaktı , hani mutlu olacaktı ? Hayallerim vardı , hayallerimiz vardı . Ve onunda hayalleri vardı . Ne oldu şimdi ? ” Karşınıza alıp konuşmak istiyorsunuz , yapamıyorsunuz . Her şeyi içinizde yaşıyorsunuz . İnsanlara bakışınız bile değişiyor , kimseye kolay kolay güvenemiyorsunuz . Sizde değişiyorsunuz , O’nun gibi . Her şey değişiyor . Giderek gereksizleşiyor hayat , anlamını yitiriyor kelimeler .

       Zaman her şeyin ilacıdır derler ya , bu durumda geçerli olmuyor . Zaman , ayrılığın acısını azaltmıyor , sadece alışıyorsunuz biraz . Ama kalbinizdeki o boşluk , hiç bir zaman dolmuyor , dolduramıyorsunuz . 
   
      İşte bu yüzden , bir insana kalbinizi açmadan önce iyi düşünün . Çünkü , aşık olduktan sonra mantık devre dışı kalıyor .

Hayat.

        Hayat öyle acımasız ve adi ki , biri keşke hiç görmeseydim , öpmeseydi sarılmasaydım derken , bir başkası keşke bir kez olsun sarılabilseydim diye ağlıyor .

       Hiçbir geçerli sebep yokken girmişti hayatıma , onun hayatından da hiçbir geçerli sebep yokken çıkmıştı zaten. Onun yaptıklarının bir anlamı gereği veya sebebi olmak zorunda değildi . O bunu yaparsam ne olur diye düşünmezdi , sadece yapar ve olanları izlerdi . Çoğu zaman pişman olur telafi etmeye çalışırdı . Elbette kırılan kalpleri ne kadar onarabilirse insan , o kadar telafi edebilirdi .  

       Onu bıraktığında da düşünmemişti hiçbirşey . Bana geldiğinde de . ” Bitti ” demiş bahaneler uydurmuştu , o biliyordu bunların bahane olduğunu bilmeyen bendim .. Düşünmek bile istemiyordu ama , gerçek ortadaydı . Sevdiği adam artık onu istemiyordu. Sevip sevmediğini bilmiyordu ama onunla olmak istemediğinden emindi artık . Ağladı günlerce , haftalarca , hatta aylarca. O ise başkasını bulmuştu kendine , o başkası ise bendim . Çok saftım o zamanlar. O onu çok fazla sevdiği için bırakmış, unutmak için gelmişti bana anlayamamıştım , çünkü ben onun için sıradan birşeydim. O aşkı daha önce yaşamıştı ve benimle yaşadıkları aşk değildi . Ben onun fırtınada sığındığı sıradan bir limandım .  Ancak o benim ilk aşkımdı. Ona karşı hissettiklerim , onunla yaşadıklarımız , herşey yeniydi benim için . 

       Seven insan neden unutmak ister , unutmak için başkasına giderdi ki ? Üstelik karşılıklıysa yaşadıkları . Hala onu sevdiğini anladığımda uzun zaman düşündüm bunu . Net bir yanıt bulamadım o zamanlar . Şimdi ise biliyorum , uzun zaman geçti ve ben hep düşündüm çünkü . Onun ayrılma sebebi bambaşkaydı .

Korkuyordu o , evet korkağın tekiydi o . Birini bağlanmaktan körkütük aşık olmaktan korkuyordu . Buna karşın dışarıdan öyle güçlü duruyordu ki .. Yakın arkadaşları bile ” O herşeyi atlatabilir ” diyordu ben üzgün görünüyor dediğimde . Aslında atlatamazdı , atlatamadı hiçbirşeyi , içine attı , unutmuş numarası yaptı , sahte gülücüklerle kandırdı etrafındaki herkesi . Hala buruk bir gülümsemesi var , o günden bu yana 3 yıl geçmesine rağmen. Aslında küçük bir kedi yavrusu gibiydi o . Yavru kediler kadar masum ve onlar kadar da ürkek . İçinde hep tek başına savaştı zorluklarla , yaşananlarla . Kimse farkında değildi bunun . Bense her baktığımda içinde kaybolduğum o ela gözlerinde görüyordum gerçek onu . 

       İşte bu yüzden bırakmıştı, ona daha fazla bağlanmak istememişti. Ona göre herşey elinde sonunda biterdi . En iyisi onsuz yaşayamayacak duruma gelmeden , aldığı nefesin sebebi o olmadan vazgeçmekti bu sevdadan . 

       Deniyordu , kalan tüm gücüyle savaşıyordu onu unutmak için. Başaramamıştı , yenik düşüyordu aşkına . O onu kendinden fazla seviyordu belkide . Benimle mutluydu ancak onu aklından çıkartamıyor , herşey maziyi hatırlatıyordu ona . Bunuda gözlerinden okuyordum . Onu istiyor ama benide bırakamıyordu . Dedim ya benimle mutluydu ama onunlayken mutlaka sorunlar oluyordu . O onu anlamıyor gereksiz yere üzüyordu . Evet evet , ona aşıktı belki , ama benide seviyordu , hemde çok . Beni bırakmak için cesaretini toplamaya çalışıyordu . Onunla daha mutlu olacağını düşünüyordu . Aslında olamayacağını biliyor , ama bu sefer olmayı diliyordu . Sonunda buldu cesaretini ve tekrar söyledi o kelimeyi. Bitti dedi , bu seferde bizi bitirdi . Bu ilk terkedilişimdi benim . Nereden bilebilirdim , aynı adamın bana yine geri dönüp sonra tekrar tekrar terkedeceğini .  Keşke bilseydim , belki o zaman ilk dönüşünde hayır diyebilirdim .

       Bir zamanlar ilk aşkına yaptığı herşeyi bana yapıyor şimdi , beni unutmak istiyor . Şuan başkasıyla ve herkese beni unuttuğunu , yanındaki kızı çok sevdiğini söylüyor . Duyuyorum , kalbim kanıyor . Dindiremiyorum gözlerimdeki yaşları . Sahte kahkalar atıyorum , herkes unutuyor gibisin diyor . Bense onlara ” O zaman neden onun mutlu olduğunu görmek beni bu nedenli hüzünlendiriyor ? ” diyorum . Cevap veremiyorlar . Yaşamayan bilemez , adının yanında başka bir ad duymanın getirdiği acıyı . Şimdi o ona onu sevdiğini söylüyor ya , bir zamanlar bana söylediği gibi . Kulaklarım duymak istemiyor , sağır olmak istiyorum . Gözlerim ondan başkasına bakmak istemiyor . Kalbimse kapalı artık aşka . İstemiyorum kimseyi . Ancak ben bir aptalım , o gelirse yine gömerim herşeyi kalbime .

       Sanırım onu sevmekten vazgeçemeyeceğim . Eskiden karşılıklı olan aşkım , platonik bir acı şimdi . Her neyse , tek dileğim ben burda ağlasamda , onun yanındakilerle mutlu olması . 

       Mutlu ol sevdiğim . Benim ne kadar acı çektiğimin bir önemi yok , eğer gitmene izin verdiysem , bu senin içindi .  Mutlu olman içindi . MUTLU OL.


ailefotografcisi:
..Hiç bir zaman iyi olamadık

 Olamayacağız.

ailefotografcisi:

..Hiç bir zaman iyi olamadık

 Olamayacağız.

- I love ( to hurt ) you. + I love you too .

       Herkes sevdiğini incitir , ancak eğer sevilen insan çekilen acıya değmezse hayatınız mahvolmuş demektir .

- I love ( to hurt ) you. 
+ I love you too .

       Herkes sevdiğini incitir , ancak eğer sevilen insan çekilen acıya değmezse hayatınız mahvolmuş demektir .

[Flash 9 is required to listen to audio.]
1 oynatma

The days are dark when you’re not around
The air is getting hard to breathe
..

Loving you is suicide
I don’t know should go or should i stay
I’m tryna to keep myself alive
Knowing there’s a chance it’s all too late
But i heard you say you love me
That’s the part i can’t forget
And i wish that you come save me
Cos i’m standing over the edge
       
 
I should let you go
Tell myself the things i need to hear
But my brain is why you’re wrong
That’s why i’m loving you when you’re not here
Feels like i drown in your every word
And every breath that’s in between
Somehow you got me where it really hurts
İt’s killing every part of me

    
        Bazı şarkılar beni benden iyi anlatıyor . Kim bilir , belki de bu yüzden yakıyorlardır canımı .

    

        Keşke ilk geldiğinde , hayır deseydim . Henüz birşey başlamadan herşeyi bitirmek daha kolay olurdu . Şimdi sen bitti diyorsun , ama bitmiyor işte . Bitmesini istiyorsan birşey bul bana , yaşadıklarımızı, gülüşünü, söylediklerini, seninle ilgili herşeyi , seni silsin aklımdan . Silsin ve herşey bitsin sevdiğim . İmkansız değil mi ? Kim bilir , belki biraz zaman işe yarayabilir . Tamamen silinmesende aklımdan , belki bende bir gün içten gülebilir , seni kalbime gömebilirim . Tıpkı anahtarı kaybolmuş kilitli bir sandık gibi .

        Keşke ilk geldiğinde , hayır deseydim . Henüz birşey başlamadan herşeyi bitirmek daha kolay olurdu . Şimdi sen bitti diyorsun , ama bitmiyor işte . Bitmesini istiyorsan birşey bul bana , yaşadıklarımızı, gülüşünü, söylediklerini, seninle ilgili herşeyi , seni silsin aklımdan . Silsin ve herşey bitsin sevdiğim . İmkansız değil mi ? Kim bilir , belki biraz zaman işe yarayabilir . Tamamen silinmesende aklımdan , belki bende bir gün içten gülebilir , seni kalbime gömebilirim . Tıpkı anahtarı kaybolmuş kilitli bir sandık gibi .

Birine bir kere güvenip inandığında kırılan sen oluyorsan, o onun terbiyesizliği. Hiç suçun yok.

Birine ikinci kere güvenip inandığında kırılan sen oluyorsan, o senin ikinci bir şansa inanmandan oluyor. Merhametlisin.

Birine üçüncü kere güvenip inandığında kırılan sen oluyorsan, sen ders almıyorsun.

Birine üçten daha fazla sefer güvenip inandığında kırılan sen oluyorsan, geri zekalısın. Kusura bakma. Gerçekler acı, hayat acımasız.